Taş | Mimarlıkta Sadakatin Sembolü Taş Yapılar

Bilindiği gibi taş, eski tarihlerden beri insanların evlerini inşa etmek için kullandıkları malzemelerin başında gelmektedir. Taşın etkin kullanılmasının en önemli nedenleri; doğada organik olarak bulunması ve dayanıklı bir yapı malzemesi olmasıdır. Ayrıca taş, çıkarıldığı yerle doğrudan bir bağlantısı olduğu için tasarlanan yapıyı o alana ait kılmaktadır. Doğal taşlar, doğada organik olarak bulunan ya da taş ocaklarından çıkarılan atmosfere dayanıklı, homojen özellikte,  yapımda kullanılan taşlardır.

En temel yapı malzemelerinden olan taş, yerkürede bulunur ya da yerküreden çıkarılır. Taşın bir yere ait ağırlığı bulunmaktadır. Bu tür malzemelerden inşa edilen mimari kendisini çevreleyen ortamın bir parçası haline gelecektir. Granit ya da mermer gibi yeraltından veya taş ocağından çıkarılan taşlar da özgün yeriyle güçlü bağlantısı olan bir mimari üretmeyi amaçlayan tasarımlarda yer almaktadırlar.

Doğanın “Bulunmuş” Malzemesi: Taş 

Doğal taşlar oluşumuna göre üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar: 

1-Püskürük (Magmatik) Taşlar, 

2-Metaformik Taşlar  

3-Tortul Taşlardır.

Yer kabuğunun içinde bulunan magmanın soğumasıyla oluşan taşlara Püskürük (Magmatik) Taşlar denilmektedir. Magmatik taşların özellikleri, içerisindeki minerallerin cinsine göre değişmektedir. Ayrıca magmanın soğuduğu yere göre taşlar ince veya iri kristali olabilmektedir. 

Magmatik Taşlar oluşumlarına göre iki başlık altında incelenmektedir. Magmanın yeryüzüne çıkmadan soğuması ile oluşan taşlara İç Püskürük (Magmatik) Taşlar denilmektedir. Bunlara örnek olarak Granit, Siyenit, Diorit, Gabro örnek verilebilir.

Magmanın yer kabuğu üzerine çıktıktan sonra soğumasıyla oluşan taşlara ise Dış Püskürük (Volkanik) Taşlar denilmektedir. Bazalt ve Andezit dış püskürük taşlar olarak öne çıkmaktadır.

Doğada var olan kayaçların oluşumundan farklı olarak 200-800°C derece basınç ve ısı etkisi alması sonucu oluşan kayaçlara Metaformik Kayaç denilmektedir. Mermer, gnays, Şist, Kuvarsit, Arduvaz ve Serpantin Metamorfik Kayaçlara örnek olarak verilmektedir.

Jeolojik olarak Mermer, kalker ve dolomitik kalkerlerin kristalleşmesiyle oluşmaktadır. Bileşenlerinin %90-%98’i Kalsiyum karbonattan oluşmaktadır. 

Ayrıca, kesilip parlatılabilen her cins taşı, mermer olarak kabul etmek mümkündür. Günümüzde mermer, dış mekan ve iç mekan tasarımlarında da etkin olarak kullanılmaktadır.

Tortul taşlar ise, yerkabuğunda daha önce oluşmuş olan her türden taşın fiziksel ve kimyasal olaylardan sonra çeşitli süreçler sonunda yeniden taşlaşmasıyla meydana gelmektedir. Tortul taşları, diğer taşlardan ayıran en önemli özellik fosil içermeleridir. Bu kayaçların incelenmesi sonucunda geçmişe dair verilere ulaşılabilmektedir. Tortul taşlar, Organik Tortul, Fiziksel Tortul, Kimyasal Tortul taşlar olarak üç grup içinde incelenmektedir. Organik Tortul Taşlara, Kireç Taşı, Kömür; Fiziksel Tortul Taşlara, Kum Taşı, Çakıl Taşı; Kimyasal Tortul Taşlara ise Traverten, Kaya Tuzu örnek olarak verilmektedir.

Mimari Tasarımda Taş

Taş, insanoğlunun tarihte mağaralarda yaşadığı en ilkel dönemden itibaren gücün ve güvenin en büyük simgelerinden biri olmuştur. Taş, dünyada geçmiş hakkında bilgi veren en birincil kaynak malzeme konumundadır. Günümüzde, eski tarihlerde yapılan taş yapılar sayesinde o dönemin birçok özelliğini öğrenebilmekteyiz. 

Taş, geçmişten günümüze kadar çeşitli formlarda gördüğümüz bir yapı malzemesidir. Tarihte kayaların oyulmasıyla barınma ihtiyacını karşılayan taş, günümüzde farklı fonksiyonlarda da kullanılmaktadır. Mimaride temel olarak taşıyıcı malzeme, kaplama malzemesi ya da agrega olarak kullanılmaktadır. 

Taşın taşıyıcı malzeme olarak kullanımı taş yığma sistemleri ile mümkün olmaktadır. Yığma sistemli yapılar, taşın taşıyıcı olacak şekilde harçlı ya da harçsız olarak örülmesiyle oluşmaktadır. Yığma yapılarda yük taşıma ve mekanları oluşturma görevi aynı yapı elemanı üzerinde toplanmaktadır. Taş yığma yapılarda duvarlar kendi yüküne ek olarak yapının düşey ve yatay yüklerini de temele aktarırlar. 

Ayrıca taşıyıcı malzeme olan taş, yığma yapılarda taşıyıcı duvarın kendisi olması dışında sütun, lento gibi taşıyıcı yapı elemanı olarak da kullanılmaktadır. 

Taş malzemesini taşıyıcı özelliği haricinde kullanmak da mümkündür. Bazı tasarımlarda taş, yapı kaplama malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Yapı kaplama malzemesi olarak kullanılacak olan taş, taşıyıcı olarak kullanılacak olan yapı malzemesinden daha özenli hazırlanmaktadır.

Taş yalnızca yapı duvarında değil zeminde de kaplama olarak kullanılmaktadır. Özellikle peyzaj projelerinde zemin kaplamalarında bulunup, peyzaj tasarımının alanla bütünlüğünün sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. 

Yere Dair Bir Simge Olarak Taş 

Taş, yapı zemin yüzeyinde, duvarlarda ve eğer dikkatli seçilir ve kesilirse çatıda kullanılabilmektedir. Fiziksel özellikleri sayesinde ısı korunumu sağlar. Ayrıca taşın en önemli özelliklerinden birisi de simgeselliğidir. Çoğu kez anıtların yapımında veya peyzajda bir noktayı belirtmek için kullanılmaktadır; çünkü devamlılığı ve sağlamlığı akla getiren, zamansız, tahribata dayanıklı bir niteliğe sahiptir. Ayrıca çok uzun zamandan beri sağlamlık ve kalıcılıkla nitelendirilmektedir. Eski Mısır’da Büyük Gize Piramitleri (M.Ö. 2560) taş katmanlarından yapılmıştır. Gize Piramitleri tasarımında malzeme, gücü, uzun ömürlülüğü yansıtan anıtsal yapı oluşturmak için kullanılmıştır.

Taş yapılar, zamanın tahribatına karşı ayakta kalabildikleri için geçmişi birincil kaynak olarak öğrenmemizi sağlarlar. Ayrıca katı bir malzeme olan taş, ağır olduğu için güvenlik duygusu verir. Örneğin ilk taş yapılar savunma yapılarıydı. Çin Seddi gibi yapılar peyzajın güçlü bir parçası olarak günümüzde ayakta durmaktadır. Çin Seddi bazı bölgelerde yerel taşla kaplanan sıkıştırılmış topraktan yapılmıştır.

Günümüzde de tarihteki gibi taş malzemesi, mimarlar ve tasarımcılar tarafından etkin olarak kullanılmakta ve güçlü projeler çıkmaktadır.

Taş Yapı Örnekleri

Casa Milà / Antoni Gaudí

Mimar Antoni Gaudi, yaşamı boyunca doğaya özgü açıları ve eğrileri araştırıp, bunları tasarımlarına katmıştır. Gaudi’nin en önemli eserlerinden biri İspanya’da bulunan Casa Mila konutudur. Casa Mila, neredeyse tümüyle yerel ocaklardan elde edilen taşlarla Gauidi tarafından tasarlanmıştır. Gaudi tasarımında, duvarları biyomorfik tarzda biçimlendirmiş ve adeta dalgalanan bir form etkisi oluşturmuştur.

Taş yapı örneği olarak Casa Mila
Casa Milà – Antoni Gaudi (Kaynak: URL-1)

Yapının bacaları, Barselona siluetinde gerçeküstü bir peyzaj etkisi yaratan soyut heykeller gibi görülmektedir. Taş ocağı La Pedera olarak da bilinen yapı, Modernista hareketinden esinlenmiştir. 1912 yılında inşa edilen yapı bodrum, zemin, asma kat, ana kat, dört üst kat ve çatı katı olarak dokuz kata ayrılmıştır. Yapı, planda sekiz rakamı oluşturan iki iç avluyu çevrelemektedir.

Casa Mila yapısının iç avlu görüntüsü
Görsel: URL-1

Yapı çatısında da ünlü heykel terası bulunmaktadır. Yapının taş cephesinin yük taşıma işlevi yoktur. Aynı eğriliğe sahip çelik kirişler yapıya takılarak cephenin ağırlığı desteklenmektedir. Bu, Gaudi’nin cepheyi yapısal kısıtlamalar olmaksızın tasarlamasına ve nihayetinde sürekli kavisli bir cephe kavramına olanak sağlamasına izin vermiştir. Tasarım üç cephe olarak sınıflandırabilir: zemin kata yayılan sokak cephesi; ana ve üst katlar dahil olmak üzere ana cephe; ve çatı katını barındıran ve çatı bahçesini destekleyen çatı yapısı.

Casa Mila'nın taş malzemesi kullanılarak oluşturulan strüktür yapısı
Casa Mila – (Görsel: URL-1)

Tartışmalı bir yapı olan Casa Milà, Modernista hareketine ve bir bütün olarak modernizme büyük katkıda bulunmuştur. Gaudi’nin bu organik formlu tasarımı, biyomimikri uygulamalarına önemli ölçüde ilham vermiştir.

Casa Mila'nın çatı fotoğrafı
Casa Mila’nın Çatı Katı – (Kaynak: URL-1)

CASA Vi / EV + A Lab Atelier d’architettura

Casa Vi, yaklaşık 1000 metre yükseklikte Orobik Alpler’de Sondrio çevresinde yer almaktadır. Müşteri talepleri, beton tuğladan yapılmış mevcut bir kalıntıyı, oturma odasında en fazla aydınlatmaya sahip, aynı zamanda vadinin dibine bakan bir konut haline getirmekti.

Mimar, güneş ışığının incelenmesi, teknolojilerin ve dağ mimarisinin değerlerinin dikkatli bir analizinden sonra, projeyi yeniden yorumlama kararı almıştır. Bunun nedeni ise mimarın dağ mimarisinin doğadan elde edilen malzemeleri kullanan ve yerinde bulunan bariz nedenlerle sürdürülebilir mimarinin sembolik bir örneği olduğuna olan inancıdır. 

Taş ev örneği olarak Casa Vi yapısının taş cephe görüntüsü
Casa Vi’nin Taş Cephe Görüntüsü – (URL-1)

Yapı kırsal yapılara atıfta bulunmaktadır. Tek eğimli çatı bulunmakta, tamamen taşla kaplı ve saçaksızdır. Tasarımda yapı doğal bir şekilde aydınlatılmış, ekonomik bir enerji tasarrufu sağlanmış ve müşterinin tüm taleplerini karşılayan bir ortam elde edilmiştir.

Yapı, iyi bir yaşam konforu elde etmek için uygun ısı yalıtımlı ve yerel taş kaplamalı, betonarme ve tuğladan yapılmıştır. Mimar taş ve ahşap yapı malzemesi kullanarak malzemeleri ve malzemelerin kombinasyonu açısından güçlü bir içsel maddeye sahip olanları seçtiğinden bahsetmiştir. Yapı cephesi taşla kaplı olan tasarımın iç mekanları çoğunlukla yerel zanaatkarlığa odaklanmış durumdadır.

Casa Vi'nin ahşap ve taş kullanılan iç mekan tasarımı
Casa Vi – (URL-1)

Günümüzde gelişen teknolojiler bulunmasına rağmen, tasarımda taşın etkin olarak kullanılması devam etmektedir. Taşın yetenekleri ve dayanıklılığı, mimarideki yerini muhafaza etmektedir. Taşın sağlamlığı, rustikliği ve çeşitli renk ve dokuları, onu tüm dünyadaki mimarlar ve tasarımcılar için paha biçilmez bir kaynak haline getirmiştir. Mimari tasarım malzemelerinde büyük öneme sahip olan taş, yapım teknolojilerindeki gelişmeler devam etse de doğanın “bulunmuş” malzemesi olmasından kaynaklı olarak doğal çevre bağlamındaki yer duygusunu korumaya devam edecektir.

Kaynaklar 

Basics Architecture 02: Construction & Materiality, Lorraine Farrelly

Karahan, Duran Serdar. 2018. “Dünyada ve Türkiye’de Doğal Taşlar.” : 37.

Erbaş İ. (2018). TAŞ VE TAŞ YAPI KÜLTÜRÜNDE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM. Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ATA Planlama ve Tasarım Dergisi Yıl: 2018, Cilt: 2, Sayı: 1

Özbudak M. (2006). Geleneksel Yığma Taş Yapıların Fiziksel ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi Beşkonak Örneği (Yüksek Lisans Tezi).  İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.

URL-1: Archdaily.com

Önceki İçerikXPS Isı Yalıtım Levhası Özellikleri – Ekstrüde Polistren Köpük
Sonraki İçerikBergson ve Zamanın Çokluğu | Çoklu Zaman Hipotezleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz