Shed Binası | Diller Scofido’nun High Tech Mimarisi

Shed binası son zamanların en popüler mimarlık ürünlerinden biri oldu. Diller Scofido +Renfro ve Rockfell Group ortaklığında tasarlanan yapının öne çıkan özelliği raylar üzerinde hareket edebilen kabuk sistemidir. Shed, 2019’da New York, Hudson Yards’da kullanıma açıldı.

Hudson Yards, Hudson Nehri kenarındaki tren terminali üzerinde yükselen, 28 bin metrekarelik devasa bir alandır. Yapının bulunduğu bölge son zamanlarda çok ses getiren mimari projelerin tasarlandığı önemli bir emlak merkezidir. Bu projelerden biri de Shed binasının hemen yanındaki Heatherwick Studio tarafından tasarlanan The Vessel yapısıdır.

Hudson Yards 3 boyutlu uydu görünümü
Hudson Yards 3 boyutlu uydu görünümü [7]

The Shed, Bloomberg binasının yatayda uzanan ek yapısı olarak çalışıyor. Bu sayede Bloomberg’in bir parçası olarak dikey kütleyi yatay bağlamda dengelediğini söylemek mümkün. Ek olarak yüksek gökdelen yapısının durağan kütlesine yatayda bir dinamizm katıyor. Böylece yerden yükselerek insan ölçeğinden bir hayli uzaklaşan kütle, zemin kotunda kamusal alan ile ilişki kurmanın bir yolunu buluyor.

The Shed Binası genel görünüm
The Shed Binası genel görünüm [4]

Zemin kotundaki bu etkiyi sağlayan ve yapının karakterini oluşturan mimari eleman ise özel kabuk sistemidir. Kabuk, üçgen ETFE panellerin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. ETFE, teflon bazlı bir polimerdir. Bu malzemenin üstün yalıtım özelliği sayesinde kabuk, kapatıldığında iç mekanlar için ekstra yalıtım sağlamaktadır.

Diller Scofido'nun tasarımı olan The Shed yapısının kabuk malzemesi
Diller Scofido’nun tasarımı olan The Shed yapısının ön cephesi [5]

Hareketli kabuk sistemi aracılığıyla yapının etkinlik alanı büyütülüp küçültülebilmektedir. Bu ise mekan çeşitliliğini arttırmakta, kabuk kapandığında ise açık alan imkanı sunmaktadır. Hareketli strüktür, raylar üzerinde hareket edebilen devasa tekerlekler yardımıyla taşıtılmakta. Shed binasının önündeki kamusal alan bu dinamik kabuk sayesinde yarı kapalı bazen de tamamen kapalı bir etkinlik alanına dönüşmektedir. Bu çok amaçlı özel etkinlik sahnesi The McCourt olarak adlandırılıyor.

Shed Binasının Kalbi: The McCourt

Yapının içerisinde sanatçılar için etkinlik alanları, galeriler, tiyatro salonu, atölyeler bulunmaktadır. Proje sadece fiziksel olarak değil işlev bakımından da oldukça esnek tasarlanmıştır. Ana gövdede The McCourt’a bakan cam cepheler birer kapı veya pencere görevi görüyorlar. Örneğin zemin kattaki cephe yukarı kaldırılarak araçların iç mekana malzeme bırakmasını kolaylaştırıyor ayrıca zemin katta akışkanlığı arttırıyor. Üst kattaki cepheler de yine bu etkinlik alanı ile yapının ilişkisini kuvvetlendirmek amacıyla yana kaydırılabilmekte. Bu da McCourt’taki etkinliğin üst katlarda kurulan türbinlerden izlenmesini mümkün kılmaktadır.

Shed binasında gerçekleştirilen her etkinlik ve sanat icrası yapıyı her defasında dönüştürmektedir. McCourt’taki çelik strüktürün açık bırakılmış olması sayesinde her türlü aydınlatma ve yardımcı öge bu strüktürlere asılabilmektedir. Bu strüktür aynı zamanda üst katlara taşınması istenen ağır ve büyük malzemeler için vinç görevi görmektedir. Kabuğun cephelerinde de hareketli paneller kullanılmıştır. Zeminde etkinlik alanı ile dış ortam arasındaki akışkanlığı sürdürmek amacıyla bu paneller yukarı doğru çekilebilmektedir. Bu da etkinlik alanını yarı açık hale getiriyor.

Shed yapısının çelik strüktürü
The Shed [6]

Hudson Yards, tren garı üzerinde yükselen bir mantoya inşa edildiğinden, Shed binası da cadde kotundan yukarıda konumlanmıştır. Bu da caddeden gelecek olan servis araçlarının ve malzeme taşımak için binaya erişmesi gereken ağır vasıtaların yol kotundan ayrılmadan, doğrudan Shed’in bodrum katına giriş yapmasına olanak sağlamaktadır.

Mimarlıkta Bağlam

Mimarlık, bağlamı ile anlam bulur. Yakın fiziki çevrenin durumu bu bağlamın sadece tek bir parçasıdır. Mimarlık; sadece topoğrafya ile değil, aynı zamanda bulunduğu dönemin ekonomik, politik, teknolojik, toplumsal vb. konularının tamamıyla yakından alakalıdır. Mimarlar, bu bağlamı yorumlayıp mekanın koduna yerleştirebildikleri ölçüde başarılı olurlar. Bu minvalde The Shed, bulunduğumuz dönemin dinamik mekansal ihtiyaçları için, bugünün teknolojisi ile oldukça etkili bir çözüm üretmiştir.

Kaynaklar

[1] Archdaily

[2] Dezeen

[3] The Shed Building. Erişim tarihi: 12 mayıs 2021. https://theshed.org/about/building

[4] Fotoğrafçı: Ajay Suresh from New York, NY, ABD – The Shed – CC 2.0 lisansı. Erişim tarihi 12 mayıs 2021. https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=80184425

[5] Fotoğrafçı: Epicgenius – Kendi çalışması, CC BY-SA 4.0 lisansı. Erişim tarihi 12 mayıs 2021. https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=77448808

[6] Fotoğrafçı: Timothy Schenck. Erişim tarihi 12 mayıs 2021. https://theshed.org/about/building

[7] Google Earth. Hudson Yards’ın 3 boyutlu görünümü. Erişim tarihi 13 mayıs 2021.

Önceki İçerikTaş Yünü Nedir? Mantolama Levhasının 11 Özelliği
Sonraki İçerikİon Düzeni Elemanları | İyonik Sütun Nasıl Farklılaştı?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz