Rokoko Mimari Üslubu | 18. Asrın Coşkulu Mimarisi

Avrupa’nın büyük sanat akımları döneminin sonlarına denk gelen Rokoko, tıpkı diğer akımlar gibi mimarlık dahil sanatın bir çok dalında kendini göstermiştir. Gel gelelim Rokoko sanatının, Barok’un devamı mı olduğu yoksa kendine has özellikleri olan apayrı bir stil mi olduğu günümüzde halen tartışılagelen bir konudur. Bu yazımızda Rokoko mimari üslubunun özelliklerinden ve uygulama alanlarından bahsedip örnek yapılar inceleyeceğiz.

Rokoko Sanatın Gelişimi

18. yüzyıl Avrupa’sında Paris’te ortaya çıkan, 1700-1775 yılları arasında hızla yayılan ve kısa sürede etkisini başka sanatsal zevklere bırakan Rokoko, romantik ve hayalperest bir tarzdır. Kimine göre abartı denecek derecede iç mekan süslemelerine sahip olan Rokoko mimarisi, Fransa ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın büyük kısmında hızla gelişim göstermiştir. Her ne kadar bu dekoratif mimari üslubun destekçisi çok olsa da aydınlanma yanlıları akıl ve mantığa aykırı buldukları Rokoko’yu ağır bir şekilde eleştirmişlerdir.

Bir mimari fikir veya ideal ışığında değil, dekoratif güzelliğe ve zarafete erişme arzusuyla ortaya çıkmıştır. Bu sebeple Rokoko sanatının öncüsü heykeltraşlar, iç mekan tasarımcıları ve ressamlardır. Sadece mimaride değil moda, mobilya ve porselen sanayisinde de Rokoko etkileri uzun yıllar boyunca hissedilmiştir. Stil, 18. Yüzyılın sonlarında yerini Neoklasizm akımına bırakmıştır.

Görsel iç mekan Rokoko mimari örneklerinden birini göstermektedir.
Rokoko kilise örneği – Wieskirche

Rokoko’nun Mimari Özellikleri

  • Rokoko yapıları, Barok mimariden alışık olduğumuz s ve c harflerine benzeyen kıvrımlı dekoratif işlemelere sahiptir.
  • Süslemelerde ve arka plan renklerinde pastel renkler ve yumuşak tonlar hakimdir.
  • Çoğunlukla iç mekanları süsleyen Rokoko üslup, genellikle asimetrik mimari plan ve süslemelere sahiptir.
  • Bazı iç mekan Rokoko tasarımlarında pastoral bir sahne canlandırılır.
  • Sarmaşık gibi yayılan çiçek motifleri ve midye kabukları gibi doğal motiflere sıkça rastlanılır.
  • Güzelliğin sembolü olan akantus yaprağı stilize edilmiş formlarda kullanılır.
  • Mizahi öğeler ile bezenmiş imgelemeler fresk ve heykellerin ana temasıdır. En çok karşılaşılan betimlemelerden biri çocuk Eros’tur.
  • Rokoko dönemi iç mekanlarında stükko isimli su geçirmez bir sıva türü kullanılmıştır. Oldukça pürüzsüz olan bu sıva, çeşitli rölyef ve heykeller tasarlama imkanı tanımıştır.
  • Tasarımlarda hafif renkli arka plan düzlemi üzerine canlı ve parlak renkli desen ve süslemeler uygulanmıştır.
  • İçerideki aydınlık atmosferi ve coşkulu ortamı pekiştirmek için bazı iç mekan Rokoko örneklerinde aynalar yerleştirilmiştir.

Rokoko mimarisi en çok aristokratların soylu tabakadaki çevrelerini ağırladığı salonlarda tercih edilirdi. Bu davet salonları, aydınlık atmosferleri, altın varaklı zengin süslemeleri, açık tonlu renkleri, mekanı daha geniş ve ferah gösteren ışıltılı aynaları ile Fransız aydın kesiminin 18. yüzyıldaki hareketli hayatına sahne olmuştur.

Barok ve Rokoko Mimarisi Arasındaki Temel Farklar

Rokoko üslup, Barok mimari stilinin biraz daha farklılaşmış hali olsa da bazı önemli değişiklikler içermektedir. Örneğin Rokoko mimari stili, çok daha rahatlık verici ve hafif bir tarzdır. Pastel renkler kullanılmasının bu hafifliğin yaratılmasında önemli bir katkısı vardır. Dahası, Rokoko tarzı daha aydınlık ve samimi bir mekan hissiyatı oluşturur. Barok yapılarında ise çoğu zaman kasvetli ve koyu temalar etkindir.

Barok tarzının bu ağırbaşlı atmosferik yönünün en önemli sebebi ise çoğunlukla Avrupa’nın ihtişamlı saray ve katedrallerinde tercih edilmesiydi. Rokoko mimarlık akımı ise bunun aksine, çoğu zaman elitlerin ve aristokrat sınıfının konutlarında iç mekanları süslediğinden, daha aydınlık ve rahat bir stil olarak gelişmiştir. Ayrıca Rokoko tarzı en çok iç mekan tasarımında ön plana çıkar. Barok mimari ise iç mekan, dış cephe ve ek olarak bahçe tasarımında etkisini göstermiştir.

Rokoko Mimari Örnekleri

Fransa’nın Paris şehrinde orta çıksa da daha sonra özellikle İngiltere, Almanya ve Rusya’da önemli örnekler vermiştir. Rokoko mimari örnekleri çoğu zaman yapının tamamında değil, mevcut bir binanın restorasyonunda veya ek tasarımlarında karşımıza çıkmaktadır. Örneğin bir Barok dönemi ürünü olan Versay Sarayı’nın bazı bölümlerinde Rokoko üslubundan izler görmek mümkündür.

Rezidenz Würzburg

Alman Rokoko mimarisi eserleri arasındaki Rezidans Würzburg
Würzburg Rezidansı

Rokoko mimarinin etkisini en çok gösterdiği ve en başarılı örneklerini verdiği ülkelerin başında Almanya gelmektedir. Mimar Balthasar Neumann, 1720-1744 yılları arasında inşa edilen ve orijinalde Psikoposluk Sarayı olarak işlevlendirilen Rezidenz’i tasarlamıştır. Burada yaşayan Schönborn kontları, zevklerine ve tarzlarına çok önem veriyorlardı. Sarayın iç kısmını ülkedeki en iyi mimar ve sanatçıları davet ederek dekore ettirmişlerdir. Bu dekorasyonun en gözde parçası ise dünyadaki en büyük tavan freskosudur. Fresk, Rokoko üslubunun zirve çalışmalarından biridir.

Yapıda Versay Sarayı’nın planına benzer bir plan kurgusu mevcuttur. Oval tavan biçimleri, iki kollu merdivenler, kıvrımlı süslemeler, pastel hakim renkler ve çeşitli heykeller Würzburg Rezidansı’nın her yerini süslemektedir.

Katerina Sarayı

Rusya'nın en ünlü Rokoko mimari örnekleri arasında olan Katerina Sarayı
Katerina Sarayı

Avrupa’nın zarif sanatına özenen Rus İmparatorluğu sakinleri, 1752 yılında Katerina Sarayı‘nı inşa ettirdi. Dönemin zevk sahibi soylu sınıfının tercihi olan Rokoko üslup, bu yazlık sarayı da etkisi altına almıştır. Sarayın upuzun cephelerinde açık renkli stükko sıva ile birlikte solgun eflatun tonlarında cephe boyaması kullanılmıştır. Fakat dışardan bakıldığında en göze çarpan şey, açık ve zayıf tonlara sahip cephenin muazzam altın işçiliğidir. Bu parlak altın süslemeler, cephenin ve sarayın her yerinde görülmektedir.

Katerina Sarayı iç mekan görüntüsü
Katerina Sarayı – İç mekan

Sarayın iç mekanlarına girildiğinde ise dışardakinden çok daha yoğun bir altın işçiliği bizi karşılar. Öyle ki iç dekorasyonun hakim rengi altın sarısıdır. Bu parlak renge karşı arka planda ise yine dışarıda olduğu gibi açık tondaki stükko sıva kullanılarak tezat oluşturulmuştur. Katerina Sarayı’ndaki bu solgun renkler ve parlak altın işçiliğinin mimarı olan İtalyan Francesco Bartolomeo Rastrelli, Rusya’daki birçok Barok ve Rokoko tasarımının da mimarıdır.

Amalienburg Köşkü

Alman Rokoko örneği olan Amalienburg av köşkü
Amalienburg, Aynalı Salon – ©Rufus46, Wikimedia

Alman Rokoko mimarisinin en önemli eserleri arasında bulunan Amalienburg, av köşkü olarak tasarlanmıştır. Köşk, 1734-1739 yılları arasında inşa ettirildi. İçeride Rokoko ile özdeşleşen altın rengi değil gümüş ve mavi renkler hakimdir. Ek olarak, iç mekana göre çok daha sade tasarlanan dış cephede ana renk soluk pembedir.

Yapıda çok sayıda pencere ve ayna vardır. Bu sayede Rokoko üslubunun hafifliği, iç mekandaki açık renklerin canlılığıyla birleşip gün ışığı ile birlikte üst düzey bir aydınlık sağlar. Bu yapının merkezinde yer alan aynalı salon, dairesel planı sayesinde ışığı mekan içinde dağıtarak zarafetin dorukta hissedildiği bir ortam sağlamaktadır. Aynalı salonun dairesel plan geometrisi, yapının kütlesinden de okunmakta. İlk bakışta basit bir dikdörtgen plana sahip gibi görünen yapı, salonun dairesel formu ile hareket kazanmıştır. Yapıda Çin motifleriyle bezenmiş seramiklerin yanı sıra, Rokoko’ya has heykeller ve çeşitli süslemeler de bulunmaktadır.

Chantilly Şatosu

Fransa'da bulunan Chantilly Şatosu'nun dışardan çekilmiş bir fotoğrafı.
Chantilly Şatosu

Fransa’nın en soylu yapılarından biri olan Chantilly Şatosu aslında Fransız Rönesans mimarisi tarzına sahip. Fakat, şatonun 1722’de inşa edilen Monsieur le Prince salonu Rokoko üslubu ile tasarlanan en harikulade örneklerden biridir. Bu meşhur salondaki iç dekorasyon Jean Aubert’e aittir. Ayrıca bu şatonun André Le Nôtre imzalı müthiş bir peyzaj tasarımı vardır.

Özetlemek gerekirse, geç Barok döneminde ortaya çıkan Rokoko, şato ve özel konutları süsleyen bir üsluptur. Avrupalı soylu sınıfın gösterişli yaşamlarının coşkulu bir dekoratif zevk ile aktarılmasına aracılık etmiştir. Sonuç olarak aydınlanma hareketinin ve rasyonalitenin hızla geliştiği bir ortamda sönüp gitmiştir.

Önceki İçerikAntik Yunan ve Roma Mimarlığındaki 5 Mimari Düzen
Sonraki İçerikNorman Foster Eserleri | 21. Yüzyıl Mimarisini Etkileyen 10 Yapı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz