İon Düzeni Elemanları | İyonik Sütun Nasıl Farklılaştı?

İon düzeni Dor ve Korint düzenleri ile birlikte Klasik Yunan mimarisinin en önemli üç mimari düzeninden biridir. M.Ö 600’lü yıllarda ortaya çıktığı sanılmaktadır. İon düzeni ile inşa edilen ilk önemli tapınaklardan biri olan Nike Apteros tapınağı M.Ö 427 yılında inşa edilmiştir. 

Bazı tapınaklar tamamen İon düzeni ile tasarlanırken, çok katlı yapılarda ise iyonik elemanları çoğunlukla 1. katta görürüz. Genelde bu çok katlı yapıların zemin katında Dor, 2. katında ise Korint Düzeni gözlenmektedir. Bu çok katlı karma sütun düzenine sahip yapılardan belki de en ünlüsü Roma’daki Colosseum’dur. Sırasıyla zemin katı Dor, 1. katı İon ve 2. katı ise Korint üsluptaki sütunlarla bezenmiştir. Bu sütunların herhangi bir taşıyıcı işlevi yok. Yapının bu kadar yükselebilmesini sağlayan taşıyıcı elemanlar, Roma mimarisi ürünü olan kemerlerdir.

Roma Kolezyum sütun düzenleri
Kolezyum Sütun Düzenleri (Colosseum)

Vitruvius, “De Architectura” yani Mimarlık Üzerine 10 Kitap adlı derleme eserinde İon düzeni için kadının güzelliğini yansıttığını söylemiştir. Yazar, Klasik Yunan mimarlarının İon düzenini icat ederken kadın vücudunun incelik, zarafet, güzellik, oran ve süslülük gibi özelliklerinden yararlandığını aktarır. Ayrıca ona göre Dor düzeni, erkek bedeninin yalın güzelliğini; Korint ise bakire kız bedeninin güzelliğini yansıtmaktadır.

Dor düzeni dorik sütun örneği
Dorik sütunlar (Neptün Tapınağı)

Dor düzeni ürünlerinden kolaylıkla ayırt edilebilen iyonik yapılar, sıklıkla Korintian yapılar ile karıştırılmaktadır. Dor, bu üç önemli düzen arasında ilk ortaya çıkan düzen olduğundan, çok daha basittir. Genelde yivsiz (Yiv: gövde üzerindeki boylu boyuna yükselen oluklardır) gövdesi ve sade-işlemesiz sütun başlığı ile Dor sütunları çok kolay ayırt edilebilmektedir. Fakat Korintian ve iyonik sütunları ayırt etmek için daha dikkatli bakmak gerekir. Gelin hep beraber iyon düzeni mimari elemanlarını yakından inceleyelim.

İon Düzeni Mimari Elemanları

Klasik Yunan mimarisindeki temel mimari eleman sütundur. Yunanlılar, sütunları taşıyıcı olarak kullanmanın yanında estetik açıdan da değerlendirip yapılarının en önemli ögesi haline getirmişlerdir.

İyonik sütun Dor düzeni sütunlarına göre ince ve uzundur. Dorik sütunun üstten basık ve kalın yapısına kıyasla çok daha zarif görünmektedir. Genelde İon sütunları disklerden veya yatay silmelerden oluşan kaidelere oturmaktadır. Bu sütunlar bazen yivli bazen düz şekilde tasarlanırdı. Vitruvius, her sütunda 24 yiv olması gerektiğini aktarır.

İyonik sütunlar

İon sütununda entasis yoktur. Entasis prensibi daha çok Dorik sütunlarda optik yanılsama amacıyla kullanılmıştır. Böylece sütunun yukarı doğru incelerek yükselmesi sağlanır ve olduğundan daha uzun hissedilirdi. Vitruvius, kitabında klasik düzenleri sütunların oranlarına, hatta iyonik sütundaki volütlerin pergel yardımıyla çizimine kadar en ince ayrıntısına kadar anlatmaktadır. Bu bilgiler sayesinde rönesans ve neoklasizm gibi batının büyük sanat akımları klasik mimariden oldukça beslenmiştir.

Stylobat

Tapınak girişlerinde bulunan ve genelde 3 basamaklı olan merdivenin basamaklarına krepis denir. İlk iki basamak stereobat olarak adlandırılırken, en üstteki basamak ise stylobat’tır. Stylobat, sütunların ve zemin katın taşıtıldığı döşemeye denmektedir. Bu sebeple giriş sahanlığı demek yanlış olmayacaktır.

Merdiven tasarımında krepis adetinin tek sayı olmasına özen gösterilmiştir. Vitruvius’a göre bu sayede, ilk basamağa basılan sağ ayak aynı zamanda son basamağa yani stylobata basan ayak olacaktır. Rıht yüksekliğinin de konfor açısından, 9 ila 10 inç aralığında olmasını tavsiye etmiştir. Ona göre basamakların genişliği de 1,5-2 ayak aralığında olmalıdır.

Sütun Kaidesi

İon düzeninde sütunlar stylobata değil bir sütun kaidesinin üzerine otururlar. Bu kaide ise yükünü stylobata aktarmaktadır. Kaidelerin uzunluk ve genişlikleri sütun kalınlığının 1,5 katı olacak şekilde düzenlenir. Sütun kaidesinin yüksekliği ise yarım sütun çapı şeklindedir. Sütun kaidesi çoğu zaman yatay silmelerden oluşur. Bunlardan dışa doğru kavisli şekilde şişkin görünen silmeye torus denir. Genelde alt ve üst torus bulunan kaidelerde iki torus arasında scotia denen daha dar kesitli ara eleman bulunur.

Athena Tapınağı ve İon düzeni mimari elemanları
(Solda) Akropolis’teki Erechtheion Tapınağı ve (Sağda) İon Düzeninin Mimari Elemanları

İyonik Sütun Başlığı

Bir Klasik Yunan mimari düzenini tanımanın en basit yolu yapıların sütunlarına bakmaktır. Bu sütunlar yapıların hangi düzen ışığında tasarlanmış olduğuna dair ciddi bilgiler aktarırlar. Sütunların ise birbirine göre en ayrışan kısımları başlıklarıdır. Çünkü çoğunun gövdesi sadece boyutsal olarak farklılık göstermekteyken, sütun başlıkları çok daha belirgin özellikler gösterir.

İon başlığını diğer başlıklardan ve düzenlerden ayırmamızı sağlayan yegane unsur volütlerdir. Sarmal biçimindeki bir çiçeği andıran volütlerden, başlığın her iki yanında birer adet bulunur.

Köşe sütunlarında volüt kullanımı estetik bir soruna yol açtığından bu volütler farklılaşmaktadır. Çünkü köşedeki ayaklar hem ön cephe hem de yan cepheye bakmaktadır. Bu sebeple karşıdan bakıldığında köşe sütunun dışa bakan volütünün ön cepheye mi yoksa yan cepheye mi döndürüleceği sorunu ortaya çıkmıştır. Çözüm olarak en köşede iki cephe için ortak bir volüt düşünülmüş ve genelde bu volüt tam karşıya değil iki cephenin ortasına bakmaktadır. Bunun dışında, köşe volüt sorununu çözmek isteyen klasik dönem mimarları daha farklı düzenlemeler de önermiştir.

Bir diğer eleman olan abakus, sütun başlığı ile arşitrav arasındaki ayırıcı katmandır. İyonik sütun başlığında abakus bulunmasına rağmen arkaik dönemde kullanılmamıştır. Bu dönemde yapılan yapılarda friz de bulunmamaktadır.

İyonik Pediment ve Saçak

Sütun başlığının üstünde çoğu tapınak düzeninde benzer elemanlar görülür. Bunlardan en göze çarpanları yatay silmelerden oluşan arşitrav, üzerinde çeşitli heykel ve çizimler bulunan friz, korniş ve üzerindeki pedimenttir. Alınlık anlamına gelen pediment ilk zamanlarda üçgen şekilde düzenlenirken sonraki dönemlerde biçimsel değişimler geçirmiştir.

Hakkında çok kısa bir bilgilendirme yaptığım İon düzeni çok daha etraflıca araştırılması ve incelenmesi gereken bir mimari dildir. Öyleki Aydınlanma ile birlikte Avrupalı mimarlar, özellikle klasik çağın bu 3 düzenini araştırmaya koyulmuş ve Rönesans ile birlikte mimaride de yeniden doğuşu başlatmışlardır. Şüphesiz klasik çağın mimari öğretilerini yeniden açığa çıkarmak için başvurulan en önemli kaynak MÖ. 25 yılında yazılmış olduğu tahmin edilen Vitruvius’un 10 kitaplık eseridir. Klasik dönem mimarisi hakkındaki eşsiz bilgileri ilk ağızdan edinmeniz için bu kült kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Kaynaklar

Vitruvius, (MÖ 25). Mimarlık Üzerine 10 Kitap. Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı Yayınları, Matsa Basımevi: Ankara.

Vikipedia. “Volute”. Erişim tarihi 15.05.2021

Önceki İçerikShed Binası | Diller Scofido’nun High Tech Mimarisi
Sonraki İçerikLa Sagrada Familia | Barselona’nın Bitmeyen Kilisesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz