Guggenheim Müzesi ve Bilbao’nun Dönüşümü

Guggenheim Müzesi Bilbao
Guggenheim Müzesi Bilbao

1993 yılında yapımına başlanan ve 1997’de tamamlanan Guggenheim Bilbao Müzesi gerek olağanüstü mimarisi gerekse Bilbao şehrine kattığı değer ve dönüştürücü etkisi açısından dünya mimarlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Guggenheim Vakfı’nın uluslararası müzelerinden biri olan Guggenheim Bilbao, açılışıyla birlikte Bilbao şehrinin hem ekonomik hem de sosyal açıdan gelişmesine büyük katkılarda bulunmuş.

Guggenheim Vakfı

1937 yılında kurulan Solomon R. Guggenheim Vakfı çağdaş ve modern sanatın herkes tarafından anlaşılabilmesi ve takdir edilebilmesi için çalışmakta. Vakıf çeşitli sergiler, yayınlar, eğitim ve araştırma programları düzenleyerek çağdaş sanatın desteklenmesine ve geliştirilmesine katkıda bulunuyor. Frank Llyod Wright tarafından tasarlanan Guggenheim New York Müzesi, Peggy Guggenheim Koleksiyonu, Guggenheim Müzesi Bilbao ve Guggenheim Abu Dhabi vakfa ait uluslararası müze topluluğunu oluşturuyor.

Guggenheim Müzesi Mimarı: Frank Gehry

Guggenheim bilbao frank gehry
Frank Gehry – Guggenheim Bilbao

Guggenheim Bilbao dekonstrüktivizm akımının mimari öncülerinden Frank Gehry tarafından tasarlanmıştır. Pritzker ödüllü mimar, mimarlığı ve sanatı birleştiren heykelsi yapıları ile tanınıyor. Walt Disney Konser Salonu, Vitra Tasarım Müzesi, Weisman Sanat Müzesi ve Prag’daki Dans Eden Ev Gehry’nin tasarladığı diğer ünlü eserlerden bazıları. Ayrıca inşaatı devam eden Guggenheim Abu Dhabi Müzesi’nin tasarımı da Frank Gehry’ye ait.

Guggenheim Müzesi Bilbao Mimari Özellikleri

titanyum fayans kaplama
Titanyum Fayans Kaplama

1997’de Bilbao’da açılan müze 20. yüzyılın ikonik yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Gerek Frank Gehry’nin sıra dışı tasarımı gerekse yapımında kullanılan çağdaş mühendislik teknikleri açısından bina yapıldığı dönem için bir devrim niteliğinde. Gehry tasarımında farklı formları ve malzemeleri bir araya getirmiş. Binanın cephesinde kireçtaşı ve titanyum kullanılmış. Gehry titanyumu hem güneş ışığında renk değiştirdiği hem de iklim koşullarına dayanıklı olduğu için seçmiş. Özellikle de gün batımında binanın dalgalı formuyla birleşen titanyum fayanslardan yansıyan ışık görsel bir şölen yaşatıyor.

Nervion nehri ve müze
Nervion Nehri ve Bilbao Guggenheim Müzesi

Müzenin alışılmadık tasarımının şehre aykırı olacağı düşünülse de aslında yapı çevresiyle uyum içerisinde tasarlanmış. Frank Gehry müzeyi tasarlarken binanın etrafındaki diğer yapılarla olan ilişkisini dikkate almış. Örneğin, müzenin kulesi, kıyısında yer aldığı Nervion Nehri üzerinden geçen La Salve Köprüsünü kucaklıyor. Ayrıca yapının su ile olan ilişkisi de çevresi ile bütünleşmesine yardım ediyor.

Guggenheim Bilbao İç Mekan
Guggenheim Bilbao İçi

Guggenheim Bilbao’nun iç mekanı müzenin kalbi sayılan geniş atrium etrafında şekillenmiş. Atriumda iç mekanı dışarıyla bağlayan eğrisel cam duvarlar cam tavan ile birleşiyor. Bu sayede doğal ışıkla aydınlanan geniş ve ferah bir mekan elde edilmiş. Üç katlı müzede on tanesi klasik planlı olmak üzere toplamda 20 adet sergi salonu bulunuyor. Ayrıca sadece müzenin içinde değil dış mekanda da eserler sergilenen eserler var. Maman (Louise Bourgeois), The Matter of Time (Richard Serra), Puppy (Jeff Koons), Installation for Bilbao (Jenny Holzer) müzede sergilenen eserlerden bazıları.

Bilbao Etkisi

Bilbao Müzesi
Guggenheim Bilbao

Müzenin açılışından önce Bilbao sadece ekonomik sıkıntıları olan bir sanayi kentiymiş. Ancak müzenin açılışıyla birlikte şehir kültür turizmi açısından önemli bir bölge haline gelmiş. Guggenheim, Bilbao’nun ekonomisini canlandırmış ve bu sıradan Bask şehrine hayat kazandırmış. Guggenheim Müzesinin kentte yarattığı bu dönüşüm Bilbao Etkisi olarak biliniyor. Bu durum benzer şekilde gelişmek isteyen başka şehirler için de ilham kaynağı olmuş.

Önceki İçerikHaydar Aliyev Kültür Merkezi | Zaha Hadid
Sonraki İçerikDekonstrüktivizm | Postmodernist Bir Mimari

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz