Barselona Pavyonu | Ludwig Mies van der Rohe

20. yüzyılın başlarındaki dünya fuarları mimari akımların ve sanatsal görüşlerin yayılması için müthiş bir fırsat sunuyordu. Özellikle modernist mimarlar bu fuarlardan oldukça yararlanmışlardır. Bu mimarlardan biri de Barselona Pavyonu tasarımı ile Ludwig Mies van der Rohe’dir. Mimar, bu yapıyı Barselona’daki 1929 Uluslararası Fuarı’nda Almanları temsil etmek üzere inşa etti. Bu sebeple Almanların fuardaki temsili yüzü olan yapının ilk ismi Alman Pavyonu’dur.

İnşa edilecek yapının 1. Dünya Savaşı sonrasında Almanların yenilikçi, modern ve güçlenmiş halini yansıtması gerekiyordu. Alman devleti bu görevi 1927 yılında Werkbund Sergisi’ni başarılı şekilde yöneten Mies van der Rohe’ye vermiştir. Rohe, 1 yıl gibi kısa bir zaman dilimi boyunca hem yapının tasarımı ve inşasından hem de fuardaki diğer Alman yapılarından sorumlu olacaktı.

Barselona Pavyonu Mimari İncelemesi

Mimar, Almanların savaş sonrası yeniden canlanmış ruhunu ve modern kimliğini yansıtmak istediği için içeride özel bir sergi mekanı tasarlamak yerine mimari konseptin kendisini sergilemek istemiştir. Böylece ziyaretçileri yönlendirmek ve etkilemek daha kolay olmuştur.

Yapı, ziyaretçileri zorunlu olarak içeri alıyor. Duvarlar ve yüzeyler aracılığıyla yönlendiriyor. Düz bir istikamet çizmek yerine kullanıcının yönelimine müdahale ederek sadece dış etkenlerden koruyan bir mekan olmanın ötesine geçiyor.

İspanya'daki Barselona Pavyonu iç mekan görseli
İç mekan – ©Dalbera, Flickr

İçeride Mies’in tasarladığı Barselona sandalyesi gibi birkaç önemli eser ve heykel sergileniyor. Fakat bu sergi binasının ana odağı yapının kendisidir.

İç Mekan

Yapının tüm elemanları parçalanıp adeta yeniden birleştirilmiş gibidir. İç mekan ile dış mekan arasındaki muğlaklık veya iki iç mekan arasındaki geçişin nerede başlayıp nerede bittiğinin belirsiz oluşu Mies van der Rohe’nin illüzyonudur. Pavilyonda bir mekanı deneyimlerken öteki mekanın hem içinde hem de dışındasınızdır. Adeta en az zahmeti göstererek birden fazla mekanı ve atmosferi yaşama imkanı veriyor. Yapı mimarlıkta eşzamanlılık prensibinin mekana dönüşmüş halidir.

Minimalist mimari iç mekan örneği
İç mekan

Strüktür

Tek kattan oluşan bina, oldukça dingin bir yayvan kütleye sahip. Bunun 2 temel sebebi var. Yapının yatay düzlemde geniş bir araziye yayılması ve tek katlı mekanın oldukça alçak bir çatısının bulunması.

Mies van der Rohe, pavilyonda duvarları, çatı saçaklarını ve mekanları saf-birincil fonksiyonlarının ötesinde kullanıyor. Çatıyı, duvar ve taşıyıcıların üzerine sonradan konmuş bir kağıt gibi hissettiriyor. Duvarlar ise sanki üzerlerindeki hafif çatının altında serbestçe geziniyorlar.

Ludwig Mies van der Rohe'nin tasarlamış olduğu Barselona Pavyonu'nun dış görüntüsü
Barselona Pavyonu – ©Gondolas, Flickr

Bu hafif ve huzurlu dinamizmin sağlanmasındaki en büyük pay kuşkusuz modern mimarlığın 5 ilkesi arasında olan serbest plan kurgusudur. Barselona Pavyonunda taşınacak en önemli eleman havada asılı gibi duran çatıdır. Bu çatıyı ise 8 adet narin kolon taşımaktadır. Böylece duvarlar taşıyıcı olarak kullanılmamış ve mekansal deneylerin baş aktörü haline gelmiştir.

Malzemeler

Tasarımın kartezyen düzlemdeki tutarlı duruşunu daha da güçlendirmek adına projenin özünü kare ve dikdörtgen biçimler oluşturuyor. Bu sistematiği desteklemek için seçilen kaplama malzemeleri de derz boşlukları ve standart boyutları ile doğal taş kaplamalardır. Bu kaplamalar yapının modern ve rasyonel duruşunu bir adım öteye taşıyarak dikey ve yataydaki tasarım elemanlarını tamamlıyor.

Barselona Pavyonu içerisindeki heykelin bir görseli
Barselona Pavyonu – ©Gili Merin

Yapının ve peyzajın dikdörtgen geometrik formu, ayrıca cephe ve iç duvarların keskin hatları benzer tutumdaki malzemeler ile aheng içindedir.

Barselona Pavyonu’nun Rekonstrüksiyonu

Uluslararası fuarlarda tasarlanan pavilyonlar çoğu zaman geçici strüktürlerdir. Fuar bittikten kısa bir süre sonra kaldırılırlar. Nitekim Alman Pavyonu da fuardan sonra 1 yıl geçmeden kaldırıldı. Geriye yapıdan kalan bazı çizimler, temel izleri ve görseller kaldı.

Katalan bir mimarlık ekibi, 1983-86 yılları arasında yapıyı yeniden inşa etti. Fakat kimi eleştirmen yapıyı bir kopya olarak nitelendirirken kimisi de yapmacık olarak gördü. Bu mimarlık eleştirmenlerine göre bir yapı aynı biçimde tekrar inşa edildiğinde herhangi bir mimari değeri kalmaz. Tam tersi yapılar tarihe mal olduğu sürece değerlidir.

Fakat yine de modern mimarlık için böylesine önemli bir yapının 1/1 modeli de olsa günümüzde var olması ve ziyarete açık olması mimari geziler ve araştırmalar için önem arz ediyor.

Ludwig mies van der Rohe eserleri arasında olan Barselona Pavyonu görseli

Müdahaleler

Pavyonun ilgi odağı olarak kalması ve aktif olarak kullanılması için rekonstrüksiyonundan beri çeşitli çalışmalar yapılıyor. Bunlardan biri de Mies van der Rohe Vakfı‘nın yönettiği “Müdahaleler” isimli programdır. Bu program sayesinde çeşitli alanlardaki davetli sanatçı ve küratörler, Barselona Pavilyonu’nda çeşitli müdahaleler ile yapıyı geçici olarak değiştiriyor.

Bu küçük müdahaleler arasında havuzu süt ve kahve ile doldurmak, çeşitli enstalasyonlar yerleştirmek, içeriye farklı bir koku yaymak veya cam kapıları kaldırmak gibi örnekler bulunuyor.

Önceki İçerikCLT Yapı Malzemesi ile Tasarlanan En Güzel Ahşap Evler
Sonraki İçerikMimaride Konsol Tasarımı | Modern Çıkma Örnekleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz