Bağlam İçinde Mimari Tasarım – Bağlam Nedir?

Mimari yapılar tek başına düşünüldüğünde bizlere birçok şey anlatır. Tasarlandığı dönem, üslup, içindeki yaşam, ardındaki fikir…Henüz yapıdan içeri bile girmeden hakkında birçok çıkarım yapabiliriz. Eleştirilerimizi sıralar, yapının biçimi ve tektoniği hakkında düşünür, tasarımı beğenir ya da mimarı kara listemize ekleriz. Fakat evrende hiçbir şey, her şeyden bağımsız yaratılmamış veya tasarlanmamıştır. Fikirler, ardındaki nedenlerle ortaya çıkar. Bir mimari fikrin ardındaki neden ise bağlamda gizlidir.

Mimaride Bağlam Nedir?

Mimarlıkta bağlam, kısaca mimari biçimi ve üslubu belirleyen, malzeme seçimini etkileyen, yapının somut veya soyut durumlarla ilişki kurmasını sağlayan dış etkenlerdir. Mimarlık ve bağlam ilişkisi özelindeki bu yazımızda bağlam içinde mimari tasarımı doğal çevreye göre tasarım ve yapay çevreye göre tasarım olarak iki başlık altında inceleyeceğiz.

Bir Bağlam Olarak Doğal Çevre

Doğa, mimaride bağlam konusunda tasarımın ilk referans noktalarından biridir. Örneğin doğal çevre, mimari yapıları eşsiz topoğrafik koşullarla etkileyebilir. Tasarım aşamasındayken, topoğrafyayı işe katarak düşünmeliyiz. Bir mimari yapının topoğrafya ile uyumlu tasarımı için maket ile çalışmak son derece önemlidir. Topoğrafya maketleri, çevredeki doğal unsurlar ile yapımız arasındaki görsel ilişkiyi gösterirler. Aynı zamanda yapımızın biçimini de şekillendirmemize yardımcı olurlar. Çok eğimli bir arazide eğime kademelerle yanıt verebilirsiniz. Yapının bir kısmını eğimli arazinin içine gömebilirsiniz. Yapıyı eğime paralel biçimde konumlandırıp doğayı takip edebilir veya eğim üzerinde konsol çalıştırabilirsiniz. Tüm bunları maketlerle beraber, kesitler üzerinde de çalışarak tasarımı geliştirmelisiniz.

Doğa, yapılarımızı iklim ve hava şartları ile de etkileyebilir. Mimarlık, sadece 3 boyutlu bir sanat dalı değildir. Heykelcilik sanatından en büyük farkı içinde yaşam olmasıdır ve bu yüzden mimarlığın sonsuz boyutu vardır. İçerdeki yaşamın konforlu olması için optimum sıcaklık, nem, hava hareketi gereklidir. Bu ihtiyaçların sağlanması için güneşe yönelim ve pasif iklimlendirme gereklidir. Pasif iklimlendirme, sürdürülebilir mimari için oldukça önemlidir. Rüzgarın, pencereler yardımıyla yapıyı dolaşıp içerde dolaşımı sağlanmalı. Ayrıca ısı yalıtımı ve buhar kesici de gerekli boyutlarda kullanılmalıdır. Nemli bölgelerde, yapının cephe alanı arttırılıp rüzgarın binaya daha çok etki etmesi sağlanırken; sıcak ve kuru bölgelerde, avlulu ve kalın duvarlı yapılar tasarlanmalıdır. Soğuk bölgelerde ise kompakt yapılar (genelde kare formlar), yapının iklimden daha az etkilenmesini sağlar. Cephe rengi, kullanılan malzemeler, bina etrafındaki ağaç türleri, cephedeki opak/saydam malzeme oranı, güneş kontrol elemanları, bahçede yapılacak bir havuz veya yapının yamaçtaki konumu da sürdürülebilirlik konusunda son derece etkilidir.

Doğal çevrede mimari tasarım örneği olarak verilebilecek en güzel örneklerden biri Frank Lloyd Wright’ın Şelale Evi‘dir. Frank Lloyd Wright, bu evi bir şelalenin üzerine kurgulamış ve doğanın bir parçası haline getirmiştir. Organik mimari konusunda çığır açan Frank Lloyd Wright‘ın mimari anlayışını daha detaylı incelemenizi öneririm.

Bağlam içinde mimariye örnek olarak Frank Lloyd Wright'ın tasarladığı Şelale Evi
Şelale Evi

Yapay Çevrede Tasarım

Mimari tasarımların ortaya çıkmasında en önemli ikinci ilham kaynağı yapay çevredir. Örneğin tarihi çevrede tasarım yaparken, yapımızı etraftaki yapılarla uyum içinde görmek isteyebiliriz. Fakat çevredeki her yapıdan etkilenmek, yanlış mimari tercihler vermemize neden olabilir. Tarihi yapılarla iletişim içinde bir mimari düşünürken, asla taklit etme hatasına düşmemeliyiz. Süslemelerini veya yapı elemanlarını yeniden yorumlayabilir, dokuyu korumak adına ortak yapı malzemeleri kullanabiliriz. Benzer çatı tipi oluşturabilir veya cephelerdeki açıklıkları farklı oranlarda ve ritimlerde tekrarlayabiliriz. Etraftaki yapılarla uyumlu olmak her zaman onlara benzemek değildir. Bazen tarihi bir dokuya saygı göstermek için saydam ve geri planda tasarımlar tercih edilir. Bazen de karşıt ve öne çıkan tasarımlar ile güncel tasarım anlayışlarını geçmiş tasarım zevkleriyle yan yana getirmek düşünülebilir.

Yapay çevre sadece barındırdığı yapılarla değil, aynı zamanda yerel malzemeler ve inşaa teknikleriyle de mimari tercihleri yönlendirebilir. Böylece geleneksel dokuya uyum sağlayan yapılar, çevrenin kültürü, insanların yaşam tarzı ve bölgenin doğal kaynakları hakkında bilgi verir.

Bağlam içinde tasarım örneği olarak İgloo evler

Her yapı çevresiyle güzeldir. Uzun bir gökdelen, tarihi bir dokuda görüntü kirliliği oluşturur ve kentsel silüeti bozar. Bir eskimo evi, Afrika’nın kavurucu sıcağında eriyip gider. Geleneksel bir köy evi ise gelişmiş bir metropolde tek başına tutunamaz, karmaşanın içinde kaybolur. Özetlemek gerekirse, etkileyici ve anlamlı tasarım fikirleri bağlam ile birlikte ele alınanlardır. Mimaride bağlamı oluşturan çevreyi ise yapay ve doğal çevre olarak ikiye ayırabiliriz. Unutmayın, bir mimari fikrin ardında ne kadar güçlü nedenler varsa ortaya çıkacak olan yapı da o kadar etkileyici olur.

Sonraki İçerikBrütalizm Nedir? En İyi Brütalist Mimari Örnekleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz